JCI Accreditation
+90 216 524 13 56 / +90 530 035 43 09
Kendi Kanınızla Gençleşebilirsiniz!

 

Zamanın ve çevrenin yaşlandırıcı etkilerine karşı savaşınızda en güçlü yardımcınızın kendi kanınız olduğunu biliyor muydunuz?

 

Son yıllarda kullanımı giderek artmaya başlayan ve diğer yöntemlere göre herhangi bir yan etkisi olmadığı için daha çok tercih edilen PRP (Platelet Rich Plasma-Trombositten Zenginleştirilmiş Plazma)’yi Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman’la konuştuk…

 

Kandaki trombositler vücudunuzda bir hasar olduğunda ilgili bölgeye toplanıp çeşitli büyüme faktörleri salgılayarak onarımı gerçekleştirirler. PRP ile ortalama 4 kat yoğunlukta trombosit (pulcuk hücresi) elde edilir.

 

Trombosit toplama işlemi sonucunda elde edilen plazma:

 

PRP’de insanın kendi kanı kullanıldığı için alerji ve enfeksiyon riski yoktur. Her hasta için tek kullanımlık steril kitler harcanmaktadır. 20 ml kan alınıp yaklaşık yarım saatte işlem tamamlanır. Senede bir kez, 2 haftalık aralıklarla 3 uygulama önerilmektedir. İşlemin kollajende oluşturduğu yenilenmenin 6 ay devam ettiği düşünülmektedir. Daha yaşlı kişilerde yılda 2 kez, 3’er seans uygulanabilir. İşlem sırasında elde edilen trombositten zengin plazma kullanılır ancak kalan trombositten fakir plazma da atılmaz, maske ya da krem halinde uygulanır. Topikal anestezi sonrası uygulanan işlem tolere edilebilen bir ağrı oluşturur. Trombosit sayısı yetersiz olanlarda ve kanser hastalarında uygulanmaz. PRP son yıllarda yaygınlaşmış olsa da yeni bir yöntem değildir. İlk olarak diş hekimleri 15 yıl önce implantların daha hızlı oturması için kullanmışlardır. Estetik kullanım dışında, ortopedi, nöroloji, fizik tedavi branşları PRP’den yararlanmaktadır. 

updated at {date}