JCI Accreditation
For International Patients
444 5 888
Girişimsel Radyoloji

 

Günümüzde Tıbbi Görüntüleme yöntemlerindeki ileri düzeyde teknolojik aşamalar kaydedilmesi sonucunda insan vücudunun istenilen her kesiminden çok ayrıntılı görüntüler elde etmek mümkün olmaktadır. Tıbbi Görüntüleme alanındaki bu gelişmelere paralel olarak insan vücuduna en az zararı amaçlayan, cerrahi müdahaleleri en az düzeye indirgeyerek tanı ve tedavilerin uygulanmasına olanak veren yöntemler geliştirilmektedir. Cerrahi işlemlere göre daha kolay uygulanabilen, genellikle daha az ağrılı ve az riskli bu yöntemler sayesinde aynı zamanda hastanede kalış süreleri de daha kısa olmaktadır. Girişimsel radyoloji adı verilen bu Bilim Dalı; görüntüleme sistemleri rehberliğinde tanı konması ve daha çoğunlukla direkt tedavi edici işlemlerin özel aletler kullanılarak Radyologlar tarafından uygulanmasını içermektedir. Girişimsel radyolojinin hedefi ve amacı birçok olguda cerrahiye alternatif oluşturmak, cerrahi şansı bulunmayan olgularda tedavi imkânı yaratmak veya hastanın durumunu düzelterek cerrahiye hazırlamak, cerrahiyi kolaylaştırmaktır. Girişimsel radyolojik uygulamaların etkin yapılabilmesi için öncelikle tüm görüntüleme yöntemlerinden ileri düzeyde yararlanılması esas teşkil eder. Hangi hastalıkta hangi görüntüleme yöntem veya yöntem birleşimlerinin kullanılacağı algoritma önemlidir.

Girişimsel radyolojide tüm görüntüleme yöntemleri (sintigrafi hariç) kullanılabilmektedir. Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT), fluoroskopi ve özel üretilmiş MR cihazları girişim amacı kılavuz yöntem olarak kullanılmaktadır. Görüntüleme yönteminin seçimi uygulayıcıya ait olmakla birlikte girişim yapılacak yerin en iyi şekilde gösterilmesi, hastanın yapısına uygunluğu ve maliyeti de önem taşır. Bu yöntemlerinin birlikte kullanımları da sık olup bu birleşimin uygulanması tanı ve tedavide belirgin katkı sağlamaktadır. Tüm bunlarla birlikte bu dalın temel yöntemini anjiyografi üniteleri oluşturmaktadır. Anjiyografi üniteleri tamamen dijital görüntüler elde ederek, bunları üst düzeyde işleyerek görüntülerin birbirinden çıkarılması veya haritalama yöntemi denebilecek (roadmaping) yol gösterici olarak kullanılmalarını sağlamaktadır. Kullanılan görüntüleme yöntemlerinin detaylı değerlendirilmesini çok iyi bir girişim öncesi planlama ve kullanılacak materyalin hâkimiyeti eşlik etmelidir. Zaman içerisinde gelişen tecrübe ve el becerisi yanı sıra değişik materyal ve ilaçların kullanımına, doku ile etkileşim özelliklerine de hâkim olunmalıdır. İğne, kateter ve değişik maddelerden üretilen kılavuz tel gibi gereçler yanı sıra görüntülemede tanıya katkıda bulunan ve tedavi edici ilaçlarda kullanılmaktadır. Stent gibi damar ve damar dışı kanalları açık tutan, koil(sarmal) veya yapışkan madde ile tam tersine tıkayıcı olarak kullanılan çok değişik materyaller kullanılmaktadır. Girişimlerde genellikle bölgesel sınırlı uyuşturma (lokal anestezi) kullanılır. Girişim yapılacak ünitelerde sisteme bütünleşmiş anestezi cihazları hazır bulunmakla birlikte genellikle az ağrılı girişimler nedeniyle düşük doz anesteziler gerekmektedir. Girişimsel radyoloji ünitelerini işlem sonrası takiplerin gerçekleştiği gözlem odaları tamamlamaktadır. 


Görüntüleme Eşliğinde Yapılan Tanı Amaçlı Girişimler

Girişimsel radyolojide tanı amaçlı uygulamalarda kullanılan esas yöntem deri yolu ile vücudun değişik bölgelerine direkt olarak uygulanan iğne biyopsileridir. 1883 yılından günümüze dek daha da güvenli olarak yapıla gelmektedir. Teknolojik gelişimler sayesinde günümüzde daha ince, esnek iğnelerle işlem yapılması başarıyı arttırmış, yan etkileri en az düzeye indirmiştir. En sık kullanım alanları karaciğer, pankreas, karın boşluğu ve zarları, böbrek ve böbrek üstü bezleri, alt batın ve genital bölge göğüs, tüm kemikler ve boyun bölgeleridir. Klinik verilerle ve görüntüleme yöntemleriyle iyi-kötü huylu tümör, apse gibi tanıların konulamadığı durumlarda kesin tanı için mutlaka uygulanması gerekmektedir. İltihabi kökenli olduğu düşünülen oluşumlardan veya sıvı yoğun birikimlerden tanı ve kültür amacı ile örnek alınması ve gerekirse bir kateter (özel materyalden yapılmış ince uzun borucuk) aracılığı ile boşaltılması işlemi de yapılabilir. 


Tedavi Amaçlı Girişimsel Radyolojik İşlemler

Girişimsel radyolojide damarsal ve damar dışı olmak üzere iki gruba işlem uygulanmaktadır. Damarsal işlemler damarları açan veya tıkamaya yönelik yöntemler olarak ayrılır. Tıkama işlemlerine embolizasyon, açma işlemlerine ise anjiyoplasti denir. Tıkama en çok anevrizma (damarda balon veya iğ şeklinde genişleme), damarsal yapı bozuklukları, kanamaların durdurulması, tümörlerin küçültülmesi amacı ile yapılmaktadır. Genel olarak besleyici atar damar (arter) tıkanmaktadır. En önemli katkıları kanamalarda olmaktadır. Bu kanayan damarı cerrahi yöntemle de bağlamak mümkünse de çok derinde organ veya dokunun uç kesiminde olan kanama girişimsel radyoloji sayesinde istenildiği kadar uç seviyede tıkanabilmektedir. Ayrıca kullanılan teknik ve materyallere bağlı olarak geçici veya kalıcı tıkama yapılması mümkün olmaktadır. Günümüzde sık görülen tümör olgularında ve bunların yayılımlarında tümörü besleyen damarların tıkanması yanı sıra kemoterapinin etkisinin artırılması ve yan etkilerinin en az düzeye indirilmesi amacı ile tümöre kemoterapi ilaçlarının uygulaması da birlikte uygulanmaktadır. Damar darlıklarının genişletilmesi balon yardımı ile yapılır. Damarın daralmasının en sık nedeni aterosklerozdur.(damar sertliği). Bazı doğumsal bozukluklara bağlı olarak ta damar daralma hatta tıkanmaları görülebilir. Önce daralmış damar görüntülenmektedir. Müdahale gerekecek ise anjiyografi yapılmalıdır. Darlık yeri ve oranı saptanması sonrası balon ile damar genişletilir. Bu esnada damarın en iç tabakası kontrollü olarak bir nevi kırılır, orta tabakası ise gerilir. Eğer tıkanan çok uzun bir damar kesimi ise, tam tıkanıklık mevcutsa, balon ile yapılan müdahaleye rağmen yeterli başarı sağlanamıyor veya darlık tekrarlıyorsa stentler damar içine uygulanmaktadır. Stent; açıklığı daha sürekli kılmak amacı ile uygulanan, dayanıklı, silindir şeklinde kafes yapısında metalik veya sentetik materyallerden yapılmış maddelerdir. Günümüzde özel maddelerden yapılanları mevcut olup kanın damar duvarı dışına sızmasını engellemekte ve stent greft  (damar yaması-kaplaması) uygulanmaktadır. En sık kullanımı koroner arterlerde bilinmesine rağmen böbrek damarlarına, (alt ekstremitelere ) bacaklara uzanan damarlara, batın ana damarına (abdominal aort), beyne giden boyun damarlarına da uygulanmaktadır. İlaçların vücudun istenilen bölgesine, gerekli miktarda (genellikle de yüksek dozda)   verilmesi işlemi özellikle aniden tıkanan damarlara veya yaygın yoğun kanamalarda gerekmekte olup bu uygulamaya İlaç infüzyonu denilmektedir. İstenilen bölgeye seçici olarak yapılan bu işlem girişimsel radyolojinin işlemlerinden birini teşkil etmektedir. Uzun sürecek sistemik ilaç tedavileri için gerekli ana toplardamara uzanan borucuklar yerleştirilmesi ve tedavinin daha rahat tolere edilmesi, etkili olmasının sağlanması girişimsel radyoloji sayesinde başarı ile uygulanmaktadır. Damarların içine özellikle pıhtıların yer değiştirmesini, kopup herhangi bir alana gitmesinin engellenmesi amacı ile filtreler konulmaktadır. Bacak ve alt karın derin toplardamarlarından kaynaklanan pıhtıların dolaşıma ulaşması, en sık olarak akciğerlere atılmasının engellenmesi en sık kullanım alanlarıdır. Pıhtı oluşmadan koruyucu olarak uygulanabilmekte, kalıcı veya geçici filtreler kullanılabilmektedir. Bu sayede büyük operasyonlara gerek kalmadan deri ve bir damar yolu ile uygulanmakta ve kısa bir takip sonrası hemen aktif olarak hayata dönülebilinmektedir. Pıhtıların göçünün engellenmesi yanı sıra yumuşatılıp, parçalanıp alınması işlemi de uygulanmaktadır. Durdurulamayan yemek borusu kanamalarında olduğu gibi damarlar arası bağlantılar oluşturularak değişik sistemlerdeki dolaşım dinamikleri, basınçlar düzenlenebilmektedir (TIPS = transjuguler intrahepatik porto-sistemik shunt). Damar dışı uygulamaların en sık kullanım alanlarını böbrek ve idrar yolları, safra yolları, değişik yerlerde oluşabilecek apse ve kistler ve direkt olarak deri yolu ile tümörler oluşturmaktadır. Karında oluşan tüm kistler deri yolu ile boşaltılabilmekte, gerekirse yeniden oluşumlarını engelleyecek tedavi uygulanmaktadır. İdrar yolu tıkanmalarında, tıkanma ile birlikte yangı oluşmuşsa, iki taraflı tıkanma varsa böbrek toplayıcı sistemlerine girilerek borucuklar yardımı ile dışarı akımı sağlanmaktadır (perkütan nefrostomi). Böbrek taşları da küçük olduklarında mesaneye itilebilmekte, kimyasal maddelerle eritilmeye çalışılmakta veya uygun vakalarda dışarıya alınabilmektedir. Safra yollarında tıkanmış yollar balon ve stentlerle açılabilmekte, tıkalı sistemin yangısı tedavi edilmeye çalışılmakta, safra taşları alınabilmektedir. Vücutta oluşan apseler klinik olarak uygunluklarının saptanması sonrasında yine direkt olarak deri yolu ile görüntüleme eşliğinde boşaltılmaktadır. Batın boşluğu, karaciğer, böbrekler, akciğer, safra yolları ve pankreas en sık kullanım alanlarıdır. Ülkemizde sık görülen karaciğerde ve tüm vücutta oluşabilen hidatik kistler de bu müdahale ile tedavi edilmektedir. Tümör tedavisinin girişimsel radyoloji yöntemi ile direkt deri yolu ile yapılması günümüz tıbbının en önemli işlemlerini kapsamaktadır. Bu yöntemler değişik kanser türlerinde farklılıklar göstermekle birlikte örnek olarak şunları verebiliriz:

  • 3 cm/den küçük karaciğer kanserlerinde etanol enjeksiyonu ile tümör hücrelerini öldürmek ve ilerlemelerini tamamen durdurmak mümkün olmaktadır. Yine bir çok batın tümöründe, karaciğere yayılım gösteren tümörlerde, özellikle kalın barsak tümörleri, radyo frekans yöntemi ile tümörü buharlaştırarak yok etmek mümkün olmaktadır. Pankreas tümörlerinde, safra yolu tümörlerinde, karaciğer kötü huylu tümörlerinde tümörü besleyen damar en uç noktasına kadar gidilerek seçilmekte ve direkt olarak tümöre radyoaktif maddeler verilebilmektedir. Bu sağlam dokuları koruduğu gibi aynı zamanda tümörlere en üst düzeyde hasar yaratmaktadır (selektif internal radyasyon tedavisi = SIRT).

Ağrı tedavisi ve kontrolü amacı ile sinir kökleri ve grupları ısı ve kimyasal maddelerle tedavi edilmektedir. Görüntüleme eşliğinde yapılan tanısal ve tedavi amaçlı işlemler gelişen teknolojinin katkılarıyla günümüz tıbbında giderek daha yaygın olarak kullanılmaktadır. En az düzeyde doku hasarı ile en kısa sürede en yüksek tedavi başarısı sayesinde aktif yaşama geri dönüşe belirgin katkı yaratmaktadır. 

03.11.2015 tarihinde güncellenmiştir