• Ara
 

Sık Görülen Romatizmal Hastalıklar


Kimlerde Romatizma Düşünülmelidir?
Sıklıkla eklem yakınmaları romatizma olarak algılanır. Ancak eklem ağrısı dışında da birçok belirtiler romatizmanın işareti olabilir. Ayrıca her eklem ağrısı romatizmal bir nedenden kaynaklanmayabilir. Bazen bir başka hastalığın belirtisi romatizmal hastalığı taklit edebilir. Örneğin Brusella, Hepatit B ve C gibi enfeksiyon hastalıkları, tiroit (Guatr Bezi) hastalıkları, hatta kanserler kendini romatizmal hastalık gibi gösterebilir. Vaskülit (damar iltihabı) denilen bir çeşit romatizmal hastalıklarda ise eklemlere ait hiç bir bulgu olmayabilir ve deri, böbrek, akciğer gibi organların tutulumuna bağlı belirtilerle hastalık ortaya çıkabilir. O nedenlerle ağrılar ve romatizma belirtileri ciddiye alınmalıdır.

Romatizmal hastalığı düşündüren başlıca şikâyetler:
  • Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı,
  • Sabah eklemlerde sertlik olması,
  • Özellikle sabahları daha belirgin bel ağrısı ve tutukluk hali,
  • El parmaklarında soğukta beyazlaşma, morarma,
  • Cilt altında bezeler,
  • Güneşte ciltte aşırı duyarlılık ve yaralar gelişmesi,
  • Ellerde veya vücudun herhangi bir yerinde deride sertlik,
  • Güçsüzlük, merdiven inip çıkamama, oturup kalkamama ve kaslarında ağrı,
  • Ağızda yara çıkması, genital bölgede yara,
  • Gözlerinde sık sık iltihaplanma (Üveit),
  • Tekrarlayan karın ağrıları,
  • Ağız-Göz Kuruluğu,
  • Açıklanamayan Ateş,
  • Açıklanamayan Kilo Kaybı,
  • Açıklanamayan Deri Döküntüleri.
 
En Sık Görülen Romatolojik Hastalıklar
  • OSTEOARTRİT (Eklemlerde Kireçlenme): En sık görülen eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının yapısının bozulması ve zamanla kaybolması bu hastalığa yol açar. Kanda iltihap göstergelerinde artışa yol açmadığından halk arasında iltihaplı olmayan romatizma olarak bilinir. 40 yaşından önce görülmesi nadirdir. 70 yaş üstü bireylerin dörtte üçünde bu hastalığa ait bulgular görülür. En sık diz, kalça, el parmak eklemlerinde görülür. Hastalarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve el-ayak parmaklarında şekil bozukluğuna yol açar. İdeal bir tedavisi yoktur. Zaman zaman ağrı kesici ilaçlardan yararlanılabilir. Ancak kilo alınmaması, düzenli egzersiz yapılması, süt ve süt ürünlerinin düzenli tüketilmesi bu hastalığın önlenmesinde son derece önemlidir.
  • ROMATOİD ARTRİT: Halk arasında iltihaplı romatizma olarak da bilinir. Erişkin insanlarda görülme sıklığı %1 dir. Hastalık eklemler dışında iç organları da etkileyebilir. Hastalık en sık her iki el bileği ve el eklemlerini eşzamanlı olarak etkiler. Hastalarda el bileği ve el parmaklarında ağrı, şişlik, sabah ellerini kullanamama (sabah tutukluğu), ellerde şekil bozukluğu görülür. Eller dışında ayak bilekleri, dirsek, omuz ve dizler de sıklıkla hastalıktan etkilenir. Hastalığın tanısında hastanın şikâyetleri dışında fizik muayene bulguları, kan testleri ve eklem grafilerinden yararlanılır. Erken tanı son derece önemlidir. Çünkü erken tanı konup tedavi başlanırsa şekil bozukluğu ve fonksiyon kaybı gelişme riski azalır. 
  • ANKİLOZAN SPONDİLİT: Genellikle omurgayı tutan ağrılı, ilerleyici bir kronik romatizmal hastalıktır. Hastanın belini büken ve onu öne doğru eğen bir hastalıktır. Esasen omurgayı etkilemekle beraber diğer eklemleri, kiriş ve tendon denilen kasların kemiklere yapıştığı bölüm olan yerleri de etkiler. Bazen göz, akciğer ve kalp de etkilenir. Hastalık genellikle 20'li yaşlarda başlar. Erkeklerde daha sık görülür. Hastalar genellikle sabah çok şiddetli bel ve/veya kalça ağrısıyla uyanırlar. Ağrının gün içinde hareketle azalması karakteristiktir. HLAB27 isimli bir genin pozitifliği tanıda yardımcıdır. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Tedavide ağrı kesici veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlardan yararlanılır. Ankilozan spondilitli hastalarda egzersiz, özellikle yüzme sporu omurganın eğilmemesi için son derece önemlidir. Ankilozan spondilitli hastalar mümkün olduğunca hareket etmeli ve yüzmelidir.
  • BEHÇET HASTALIĞI: Ağızda ve cinsel bölgede ağrılı ülserler (yaralar; aftlar), göz iltihabı (Üveit) ve deri bulgularıyla seyreden bir hastalıktır. Hastalık sıklıkla sadece deriye sınırlı zannedilir. Ancak, özellikle genç erkeklerde bacaklarda ve akciğerlerde başta olmak üzere damar tutulumu ve beyin tutulumu yaparak hayatı tehdit edebilir. Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte en sık 20-30'lu yaşlarda ortaya çıkar. Ülkemizde ve Bölgemizde sıkça görülmesi ve tedavi edilmezse görme kayıpları, beyin ve damar tutulumları ile eklemlerde tutuluma yol açması nedeni ile önemlidir.
  • AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF): Birkaç ayda bir tekrarlayan ve birkaç günde kendiliğinden sona eren karın ağrısı, ateş, göğüs arısı, eklem ağrısı ve şişmeleri ile karakterizdir. Hemen daima çocukluk ve genç yaşlarda ortaya çıkar. Genetik geçişli bir hastalıktır. Sıklıkla aile bireylerinin bir ya da bir kaçı daha aynı hastalıktan etkilenmiştir. Tanısı öncelikle klinik bulgulara göre konur. Yardımcı olarak MEFV gen analizi yapılabilmektedir. 
  • AKUT ROMATİZMAL ATEŞ (ARA):Özellikle çocuk ve gençlerde ortaya çıkan; A Grubu Beta Hemolitik Streptokakalar (Beta Mikrobu) ile üst sonlum yolu enfeksiyonunu takiben gelişen, eklemler, kalp zarı ve kası, beyin gibi organlarda tutulum yapabilen bir hastalıktır. Eklem ve diğer organlardaki sorunlar genelde önemli bir hasar bırakmadan iyileşirken kalpte ciddi sorunlar yaratması nedeni ile ciddiye alınmalıdır. Bu hastalık eklemleri yalayan kalbi ısıran hastalık olarak bilinir. Kalpte daha sonraki yıllarda kendini gösteren romatizmal kapak hastalığına neden olur. Aort, mitral gibi kalp kapaklarında darlık ya da yetersizlik yapar. Hastalığın tanısında beta mikrobu ile infekiyon geçirdiğinin gösterilmesi önemlidir. Bu amaçla boğaz kültürü ve ASO denilen bir kan testinden yararlanılır. Ancak her boğaz enfeksiyonu geçirende ARA gelişmez ve her ASO yüksekliği ARA anlamına gelmez. O nedenle hastaların mutlaka diğer klinik belirtilerle birlikte değerlendirilip bu tanı konmalıdır.
  • SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS (SLE): Özellikle genç - orta yaşlı bayanlarda görülen bir hastalıktır. Yüzde güneşe maruz kalmakla artan kızarıklar, eklem ağrısı ve şişmesi, ateş kilo kaybı, akciğer-kalp zarında sıvı birikmesi, anemi, böbrek ve diğer organlarda tutulum yapabilen, tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir hastalıktır. Bir grubunda tekrarlayan düşükler ve tekrarlayan derin ven trombozu, beyin damarlarında tıkanmalara yol açabilir. 
  • GUT: Özellikle 40 yaş üstü erkeklerde görülen, öncelikle ayak başparmağında ama diğer eklemleri de tutabilen, birkaç günde geçen ama aralıklı olarak tekrarlayan ani ağrı şişme kızarma ile karakterizedir. Ana laboratuvar bulgusu serumda ürik asit seviyesinde artıştır. Tedavi edilmezse özellikle böbrekte bozukluklar yapabilir. Genetik faktörler, proteinden zengin besinler, alkol ve birçok ilaç serum ürik asit seviyesini yükseltir. 
  • DİĞERLERİ: Bunlar dışında daha çok sayıda ve türde romatizmal hastalıklar bulunmaktadır. Skleroderma (Ellerde soğukta morarma-kızarma, deride gerginlik, akciğerde tutulma); Dermatomiyozit (kaslarda zayıflama, güçsüzlük, deride kızarıklıklar, akciğer tutulumu); Erişkin Başlangıçlı stil Hastalığı (özellikle akşamları artan ateş, deri döküntüsü ve bazen ciddi organ tutulumları..); Vaskülitler (çok çeşitli ve türde olup damarlarda iltihaplanma ve bunun sonucunda organlarda fonksiyon bozukluğu ile karakterizedir. Wegener Granulomatozusu, temporal arterit, Poliarteritis Nodosa (PAN)) başlıca örnekleridir.

=> Geri Dön